Arbak Refik Dal’ın Wave Projects albümü çıktı

0
216


Davulcu Arbak Refik Dal, “Wave Projects” adını verdiği ikinci solo albümünü dijital platformlarda yayınladı. Ona göre bu albüm biraz karanlık ve konsantrasyon artırıcı


Müzikal yolculuğunda Asım Can Gündüz, Teoman, Demir Demirkan ve Haluk Levent gibi isimlerle çalışan davulcu Arbak Refik Dal, ikinci solo albümü “Wave Projects” serisinin ilk albümünü dijital platformlarda yayınladı. Albümünü biraz karanlık ve konsantrasyon artırıcı olarak yorumlayan Dal, aynı zamanda davul zili üretiyor ve kendi yaptığı özgün enstrümanlar da bulunuyor. Aslen Polonya Dili ve Edebiyatı mezunu ve müzikte alaylı. Türkiye’nin önemli bir dönemine tanıklık ettikten sonra farklı enstrümanlarla deneysel çalışmaları albümün ortaya çıkmasını sağladı. HT Cumartesi’nden Ekin Türkantos’un röportajı…

Uzun zaman müzik piyasasındasınız ve İkinci solo albümünüzü yeni yayınladınız…

30 senedir davulcuyum. Kendi grubum vardı, değişik sanatçılarla çalıştım. İşin elektronik kısmıyla da ilgileniyordum. Yurtdışından vintage enstrümanlar alıp onlarla bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Derken evde farklı perküsyon enstüramanlarıyla kayıtlar yapmaya başladım. Bu elektronik aletler, farklı etnik enstrümanlarla müzik yapabilmenizi sağlıyor. Değişik denemeler yaparken ortaya çıkan işler hoşuma gitti.

Karanlık diye nitelendiriyorsunuz şarkıları…

Belli bir forma, yapıya sadık kalmadan içimden geldiği gibi farklı enstrümanları çaldım. Yapısal olarak insanı etkileyecek, standart melodilerden uzak perküsyon çaldığımdan dolayı daha karanlık tınılar çıkıyor, belki yapımdan dolayı.

Bir de bu tınıların tedavi edebileceğini söylemişsiniz…

Konsantrasyon artırıcı özelliği olduğunu düşündüğüm ses frekanslarıyla bir şeyler yapmak hoşuma gidiyor. ‘Main stream’ diye adlandırılan bir şarkıyı dinlediğimde otomatikman o şarkının duygusuna giriyorum. Ama kendi yaptığım deneysel projede konsantrasyona yönelik bir yapı var gibi düşünüyorum. Ama bunu özellikle yapmadım.

Buzuki Orhan Osman, kolik çocuklar için albüm yapmıştı. Frekansların bedenimize etkileri var…

Sonsuz frekans okyanusunda yüzüyoruz. Beyninizin aldığı ilhamlar, istidadınıza göre ortaya bir eser çıkartıyor. Bu resim, karikatür ya da müzik olabilir. Bu demek değildir ki ben bir rock albümü ortaya çıkartmayacağım ya da caz müziğe yönelmeyeceğim. O anki duygu durumunuz ve elinizdeki oyuncaklarınız önemli.

Aynı zamanda davul zili üretiyorsunuz…

15 yıl oldu. Zilleri seviyorum bana çok ilginç geliyor. Türkiye’de bunun tarihi 1600’lere dayanıyor. Bir firmada çalışınca zilleri öğrenmeye başladım; enstrüman yapmanın ve kullanmanın hazzını aldım. Oturup zil yapmadım, o çok zor bir şey. Dünya piyasasında caz çalanlardan tutun da Micheal Jackson’a davul çalmış adama kadar herkese ulaşabiliyorsunuz, hepsi aynı enstrümanı kullanıyor. Kendi firmamı kurdum, dünya çapında ziller yapıp dünyaya pazarlıyoruz. Kendi yaptığım bazı özgün enstrümanlar da var.

‘BU BAGET KAÇ PARA BİLİYOR MUSUN?’

Uzun yıllardır sahnedesiniz. Dinleyicinin müzik zevki nasıl değişti?

Bir taraftan çok akustik, bir taraftan çok dijital. Türkiye’nin yabancı grup getirememesi Türkiye’deki üretimi artırdı. Ekonomik olarak rahat olunsaydı bu festivallerde Metallica’lar çalacaktı. O zaman en fazla bizim 92 yılında Bon Jovi’ye ön grup olmamız gibi ön grup olacaktık. Bu iyi olmayacaktı. Müzik piyasasında insanların açlığını artıran, isteklerini körükleyen bir durum oluşturdu festivallerin yerlileşmesi. Ancak Türkiye, teknolojiye ulaşılabilirlikle birlikte içine kapandı. Biz daha geniş bakarken genç jenerasyon daha dar alandan bakmaya başladı. Gençlerin müziklerini sunabilecekleri bir ortam altyapısı mevcut, bu güzel bir şey. Türkiye’deyseniz lokal bir müzik yapıyorsanız o bir süre sonra tıkanır. Haluk’la pazartesi günleri 7 bin kişiye senede 7 defa çalıyorduk. 24 sene geçti, şimdi senede 2 defa çalıyoruz.

Davulcuların bagetleri istenir hep. Bugüne kadar kaç baget hediye ettiniz?

Baget fanları sadece baget almak isterler ama ben çok kötüyüm, vermem baget. İstediklerinde bir tane veririm. “Neden” diye sorduklarında “Sen bu bagetin kaç para olduğunu biliyor musun? Hatıra olsun diye istiyorsan bir tane yeter, çalmak için istiyorsan uyguna satarım” diyorum. Gerçekten bir enstrümanı çalmak isteyen samimi insanlar benim için özel.

Yorum Yap