Dilan Çıtak Tatlıses: 27 yaşından sonra baba otoritesi fazla geliyor

0
277


İbrahim Tatlıses’in kızı Dilan Çıtak Tatlıses, Posta’dan Oya Çınar’a konuştu. Samimi açıklamalarda bulunan Dilan Çıtak Tatlıses, “27 yaşından sonra baba otoritesi fazla geliyor” dedi



İki yıl önce İbrahim Tatlıses’in kızı olduğu iddiası ile gündeme geldi. Ardından İbrahim Tatlıses, “Aslını inkar eden bizden sayılmaz. Evet, Dilan’ın babasıyım” diyerek kızını kabul ettiğini söyledi. Amerika’da müzik eğitimi alan Dilan Çıtak Tatlıses, Posta’dan Oya Çınar’a konuştu. İşte Dilan Çıtak Tatlıses’in açıklamalarının satırbaşları:
* Her türlü manyaklığa sahibim. Takıntılıyım. Biri olumsuz bir şey söylese üç gün uykularım kaçar. Ama aynı zamanda rahat biriyim. Politik olamam. Ne düşünüyorsam bodoslama söylerim. İçimden gelmiyorsa kralı gelse yapmacık ve zorunlu saygı göstermem. Hiç önyargılı değilim. Kimseyi başkasının sözüyle değerlendirmem. Kendi kurduğum ilişkiye bakarım. Buna rağmen arkamdan iş çeviriyorsa o da onun vicdanı. Bana davranışları sahte gelmiyorsa, beni kandırmış demektir. Hahaha! Yapacak bir şey yok. Yine onu sevmeye devam ederim.
* Aklım fikrim müzikteydi. Üstelik annem ve birlikte büyüdüğüm babam müzik ile alakasızdı. Annem tekstilci, babam futbolcuydu. Ama müzik küçük yaştan itibaren hep içimdeydi. İbrahim babamdan geçen genetik bir durumdu galiba. Keman ve flüt dersleri alıyordum. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde Hafif Batı Müziği eğitiminden sonra Amerika’da müzik eğitimi aldım.
* Babamla arkadaş gibiyiz. Kimseyle konuşmadığı şeyleri benimle konuşur. Ara sıra dedikodu yaparız. Ama bazen de karşınızdakinin baba olduğunu hatırlayıp ona göre davranmanız gerekiyor. Çekindiğim konular var.
* İbrahim babamla büyüseydim daha çekingen olurdum. Çünkü İbrahim Tatlıses baskın bir karakter. Çok otoriter. 27 yaşından sonra baba otoritesi de bana biraz fazla geliyor. Onunla büyüseydim bambaşka bir karakterim olurdu. Bugünkü ben olamazdım. Her işte bir hayır var. Bunca sene sonra görüşmemiz daha doğru oldu pek çok açıdan.
* Bu kadar özgür yetişemeyecektim. Birlikte büyüdüğüm babamla İbrahim babam çok farklı. Diğer kızları ona karşı çekingen ve mesafeliler. Geri plandalar. Benim mesleğimde geri planda olmak olmaz. Aksine cüretkar olman gerekiyor. Onunla büyüseydim üzerimde bir imparator himayesi olacaktı ve bugün belki de mesleğimi yapamıyor olacaktım. Bu düşünce bile beni korkutuyor.
* Kimseyi bu şekilde kabul etmek zorunda değilsin ama bir yanıyla bakınca da yapacak bir şey yok. Çünkü bu, o insanın kendi doğruları. Babamın doğduğu yer ve aldığı kültürde maalesef namus ve edep gibi konular çok daha keskin. Bu konularda daha dikkatli ve otoriter olmak zorunda hissediyor sanırım. Doğru veya yanlış. O böyle görmüş ve bunu uyguluyor. Ama bu, kendi doğrularımızı başkasına dayatabileceğimiz anlamına gelmiyor. Biri de çıkıp, “Namus ve edepten söz ederken bu kadar çok kadınla birlikte olması doğru mu?” diyebilir. Ama bu da yine aldığı kültürle, ataerkil toplumun özelliklerini üzerinde taşımakla ilgili. Biri tavuğu elle yer, öteki çatalla… İnsanlar bunu eleştirebilir ama yargılama hakları yok.
* Ben aşkla var olan bir insanım. Duygusalım. Hayatımdaki kişiyi sadece sevgilim değil, ailem yapıyorum. Öyle olunca da her şeyimle ona endeksli yaşıyorum. Doğru değil belki ama elimde de değil. O yüzden aşk her zaman hayatımın merkezinde oluyor maalesef.
*Şu an evlilik düşünmüyoruz. Hele şimdi single çıkınca iyice işim gücüm demeye başladım. İşime çok konsantre olduğum zamanlarda,

Yorum Yap